Bir Çift Turna Gördüm Ankara’nın Grisinde, Deniz Olmayı Öğretti Bana

Bizler bastırılmış yok edilmeye çalışılmış bir kültürün çocuklarıydık. Kendilerinden olmadığımız için dışlanmış, bu yüzden hep sakladığımız kimliğimiz ile var olmaya çalışan fakir ama mutlu insanlardık. Mahallelerimizin adı bahar kokardı bahçelerimiz gibi. Bizim gibi yokluğa, çaresizliğe direnen kiraz ağaçlarımız vardı. Abilerimiz caddelerin duvarlarına yazmıştı Ankara’ nın grisinde de Deniz olunabileceğini.

Deniz maviydi. Mavi umuttu, sevgiydi, özgürlüktü. Maviden asla vazgeçmememiz gerektiğini çocukken öğrendik. Büyüklerimiz mücadelenin bitmeyeceğini hatırlatmak için Deniz koydu bu yüzden adlarımızı.

Babam postanede memur, annem ev hanımı idi. Babaannem de bizimle birlikte yaşıyordu. Beş kız kardeştik. İki ablam ikide küçük kız kardeşim vardı. Sekiz boğaza bakmak kolay olur mu hiç? Babam hafta içi mesaisine gider, hafta sonları pazarda annemin ördüğü lifleri satardı. Görücüler haber yollamaya başlayınca okuyacak benim kızlarım derdi annem. Tek maaş ile onuruyla namusuyla gece gündüz çalışarak okuttu bizi fedakâr babam. Bir gün olsun yakınmadı şikâyet etmedi. Ne annemi ne bizi asla kırmadı incitmedi. Her zaman “kıymetlilerim onlar benim“ derdi. Bizim babamız adam gibi adamdı.

Hepimiz üniversiteyi okuyup meslek sahibi olduk. Ailelerimiz sevgi ile büyüttü bizi. İçimizde aşk vardı. Doğaya aşık, yeşile aşık, hayvanlara aşık, insanlara aşık yaşadık. Biz maviydik.

Çocukken soğuk kış günlerinde sobanın etrafına oturup babaannemin anlattığı hikâyeleri dinlerdik. Babaannem “ Aşk olmadan yaşanmaz”  dediğinde biz beş kız kıkır kıkır gülerdik Aşk kelimesini duyunca.” Babaanne âşık mı oldun?” diye bu koca çınarı kızdırırdık çocuk aklımızla.

Onun bahsettiği aşk, tutku ile karşılıksız çıkarsız yüreğinizi ortaya koyarak her şeyi sevmekti. Bir kadın ve bir erkeğin birbirine duyduğu his değildi. Sevginin ne denli büyük bir duygu olduğunu büyüdüğümüzde anladık.

Şimdi yolu yarılamış,  bir kadın olarak bu hayatımda ne mi öğrendim?

Koşulsuz, karşılıksız sevmeyi öğrendim.

Sevgi insanının ruhunu güzelleştirebilecek kadar büyülüdür. İçimde taşıdığım sonsuz sevgi ile ruhumu güzelleştirdim yolumu aydınlattım.

Sevgi mucizeler yaratabilir, umut verir insana ve umut insanı iyileştirir. İçimde hayata dair taşıdığım umut ile tüm yaralarımı iyileştirdim.

Sizde sevin, karşılık beklemeden, çıkarsız sevin ve bu kutsal duyguyu evrene armağan ederek sonsuz boyuta taşıyın. O bir aynadır ve yolladığınız sevgi önce evreni kaplar daha sonra daha büyük sevgiler olarak size geri döner. Bu döngü içerisinde aşkınız daha da büyür.

Güzelleşen ruhunuzun, yeniden yeşeren umutlarınızın ve sonsuz aşkınızın tüm büyüsü ile mucizeler yaratmaya başladığına tanık olun.

Aşktan korkmayın, direnmekten korkmayın. Korkuların sizi tutsak etmesine izin vermeyin. Bir hayatınız daha olmayacak. Geç kalmayın âşık olmak için.

Siz bu güce sahipsiniz. Gücünüzün farkına varın. İçinizde taşıdığınız bu aşk tüm evrene barış, dostluk, kardeşlik getirecek.

İçinizdeki aşk öyle büyük ki imkansızlıklar içinde, bütün umutlarınızın tükendiği bir anda, her şeye rağmen direnmeyi öğretir size.

Maviye boyar evreni ve gri şehrinizde size Deniz olmayı öğretir.