Sekizinci Kattaki Marangoz

Bir apartmanın sekizinci katında bir daire. Marangoz atölyesine çevrilen bir odadan matkap sesi geliyor. Yeşim Güvendi, bu odada doğadan topladığı tahta, taş ve dalları dekoratif ürünlere dönüştürüyor. Tablolar, kolyeler, masa ve sehpalar en çok ilgi görenler arasında.

Küçük bir odanın ortasında farklı büyüklükte tahtalar, fırçalar, el aletleri… Yeşim Güvendi, elindeki çekiçle az önce kestiği tahta parçasını diğerinin üzerine çakıyor. Bir sepetin içinde, yıkılmış binalardan ve doğadan toplanan tahta parçaları var. Güvendi, ağaçlara olan merakının çocukluk yıllarından geldiğini anlatıyor:

“Çocukluğum Kastamonu’da, ağaç evlerde geçti. Ağaç kokusuyla büyüdüm. Ahşap evlerin gıcırtıları, kokusu ve ahşabın dokusunu çok sevdim. Babam beni erkek çocuk gibi yetiştirdi. Mahalledeki kapı ve pencerelerin demirlerini yapardı. Beni de yanında götürürdü. Yaşıtlarım sinemaya, gezmelere giderken ben kir pas içinde çalışırdım. Böylece kaynak makinasının, elektrotun nasıl kullanılacağını öğrendim.”

Malzemeyi doğadan topluyor

yesımgüvendi
Lodos sonrası sahile giden Yeşim Güvendi, buradan dal ve tahta parçalarını topluyor. [[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]
Güvendi, 14 yaşında bahçelerindeki incir ağacına ilk ağaç evini yaptı. Arkadaşlarıyla birlikte zamanının çoğunu burada geçirdi. Tasarıma olan merakı nedeniyle mimar olmak isteyen Güvendi, imkânsızlıklar nedeniyle bunu gerçekleştiremedi. Üç yıl önce doğa sporlarıyla ilgilenmeye başladı. Doğada rastladığı dal, tahta ve kendi deyimiyle karakteri olan taşları evinde biriktirdi:

“Ufak dokunuşlarla çok güzel objeler ortaya çıktı. Yaptıklarım çok beğenildi. Bazılarını arkadaşlarıma hediye etmeye başladım. Lodosun sahillere sürüklediği dallar var. O dallarla mumluk, lamba yapıyorum. Tahtalardan masa, tabure, sandalye yapıyorum. Topladıklarımı önce yıkıyorum sonra zımparalayıp, cilalıyorum. Başka parçalarla birleştiriyorum. Yeni ürünler ortaya çıkıyor. Birazcık sevmek, istemek tamamlıyor.”

yesimguvendiurun

Güvendi, mezatlardan da tokmak, bavul, tahta kapı gibi eski eşyaları satın alıyor. Bunları işlemek için el aletleri almaya gittiği yapı market çalışanlarının zaman zaman şaşkınlıklarını saklamadıklarını söylüyor.

“Yapı markete, ağaç kesmek için kullandığım dekopaj makinasi almaya gittim. Çalışan personel şaşkın ifadelerle bana baktı. ‘Acaba yanlış makina mı arıyor sunuz, başka makina olmasın?’ diye bir kaç sefer sordu.”

Kullandığı aletler gürültülü. Güvendi, henüz komşularının gürültünün kendinden geldiğini anlamadığını söylüyor.

“Çalıştığım makinalar yüksek sesli makinalar.. Matkap olsun, dekopaj olsun… Şu an için apartmandakiler bu sesin benim evden geldiğini düşünmüyorlar bir bayan olduğum için.. Muhtemelen başka dairelerde arıyorlar bu sesi… Çok yakında benden geldiği anlaşılacaktır.”

Topladığı eşyalarla hem geri dönüşüme, hem de bütçesine katkı sağlayan Güvendi, aynı zamanda uluslararası bir şirkette ‘marka iletişimi uzmanı’ olarak çalışıyor. Yeşim Güvendi ürünlerini sosyal medya üzerinden satıyor.