Hikayesiyle Herkesi Duygulandıran Dünyanın En Vefalı Köpeği: “Hachiko”

Hachiko, 1923-1935 yılları arasında yaşamış olan akita cinsi bir köpek. Onu, bu zamana kadarki akita’lardan ve diğer tüm köpeklerden ayıran özelliği ise sonsuz sadakati.

1

Dünyadan gelip geçmiş tüm ünlülere baktığımızda insanlardan sonra tür olarak sayıca en kalabalık olanlar köpeklerdir zannederim ki. bugün bir patsy ann, bir balto, bir chips, hele hele bir barry deyince hislenmemek, bu köpeklerin cesaretini, sezgilerinin kuvvetini, sebatlarını takdir etmemek elde değildir.

Sırf ünlü birilerinin köpeği olduğu için ölümsüzleşen köpekler de mevcuttur ziyadesiyle; abraham lincoln’ün köpeği hoose’u, franklin d roosevelt’in köpeği fala’yı, ya da riya insanı nixon’un amerikan siyasi tarihinde medyanın gücünü ilk olarak bu kadar net gözler önüne serdiği ve hitabet kitaplarına checkers speech olarak geçmiş gülünç konuşmasının kahramanı checkers’ı rahmetle anıyoruz bu noktada.

Ama bana, tüm bu ünlü ve ölü köpekler arasında hangisinin hikayesi seni en derinden etkiliyor, hangisi boğazını en fazla düğümlüyor, hangisi içinde o köpeğin adını nickinle değiştirme arzusunu uyandırıyor diye soracak olursanız, bir saniye bile duraksamaksızın vereceğim cevap hachi ko’dur.

images

hachi-ko bir japon akita inu’su. Asıl adı hachi; ko ise japonca’da bizdeki -ciğim, -cığım benzeri sevgi, şefkat soneklerine tekabül ediyor. Kendisi büyük ihtimalle henüz hayattayken heykelinin dikildiğini gören tek köpek, ki soruyorum size, bunu hak etmemiş midir?

Sene 1925’tir. Hachi, tokyo’da bir üniversitede öğretim görevlisi olan ueno eizaburo’nun küçük, krem renkli köpeğidir. Kendisine eski bir öğrencisi tarafından hediye edilmiş bu köpek profesörü her sabah shibuya istasyonu’ndan uğurlamakta, her akşamüstü de aynı yerde karşılamaktadır. Fakat günün birinde profesör eizaburo üniversitede kalp krizi geçirir ve ölür. İşte bu, hachi-ko’nun on yıl sürecek olan ümitsiz bekleyişinin başlangıcı olacaktır. Zira o mayıs gününden 1935 yılındaki ölümüne dek her gün aynı zaman ve mekanda sahibini karşılamaya gider hachi-ko.

japon adetlerine göre eşleri ölen kadınlar yeniden evlenmezler. Profesör eizaburo’nun karısı da eskiden beraber oturdukları evi satıp babasının yanına yerleşir. Bu boşaltılan eve uzunca bir süre alıcı da çıkmaz ve hachi-ko senelerce gecelerini o evin kapısının önünde yatarak geçirir, kimse vazgeçiremez onu bundan. Eizaburo’nun eski bahçıvanı ve mahalle sakinlerinin de yardımıyla yaşamını sürdürür, kendince yasını tutar.

Takvimler 1933’ü gösterdiğinde hachi-ko artık yaşlı ve yorgundur. Her gün iki kere aynı uzun yolu yürümek ona ağır geldiğinden shibuya istasyonu’nda yaşamaya başlamıştır. Herkesin zaten yıllardır tanıdığı bu köpeği, istasyon şefi himayesine alır. İşte bu şefin çabası, dönemin ünlü aktrisi yoshi-ko kawada’nın maddi desteği ve başka da birçok bağışla istasyonun yanıbaşına hachi-ko’nun oturur ve sahibini bekler pozdaki bir bronz heykeli dikilir. Ve hachi-ko kalan birkaç aylık ömrünü kendi kaidesinin önünde bekleyerek geçirir. yıllardır beklediği sahibinin yanına en sonunda gittiğinde ise, ölüm ilanı ve haberi japonya’nın tüm belli başlı gazetelerinde yayınlanmakla kalmaz, aynı zamanda o gün ulusal yas ilan edilir.

2Hachiko gömülmeden hemen önce
Köpeğimizin bronz heykeli ikinci dünya savaşı sırasında ihtiyaç sebebiyle eritilmiş, ama savaşın ardından yeniden yapılıp yerine konmuştur ki japonya’daki tek hachi-ko heykelinin de bu shibuya istasyonu’nda olduğu sanılmasın, başkaları da vardır.

Hachi-ko’nun bağlılık, itaat ve sabrının japon ruhuna, japon idealine yakın olmasının onun bir milli kahraman haline gelmesinde etkisi büyüktür muhakkak ki. Ne olursa olsun, hachi-ko pavlov’u şaşırtacak, klasik koşullanmanın ilkelerini sadakatiyle tersyüz etmiş güzel bir hayvandır. Heykelini ziyaret eden yerli yabancı turistler ve bir de adına her sene shibuya istasyonu’nda düzenlenen törenle anılır. Ben de burda bir anayım istedim. bana da bundan sonra hachi ko deyin.

3
Tokyo’daki Shibuya metro istasyonu çıkışında bulunan Hachiko heykeli – iStock.com / sihasakprachum
Ayrıca Hachiko’nun hikayesini anlatan Hachi: A Dog’s Tale (2009) adında nefis bir film var. Not: İzlerken yanınızda mutlaka bir mendil bulundurun.