Bangladeş’in En Uca İtilmiş Hayatları

Bangladeş’teki çevresel kirliliği ve verem hastalığının sonuçlarını belgelemeye çalışan Bangladeşli fotoğrafçı Probal Rashid, objektifini şehrin en marjinalize edilmiş topluluğu üzerinde küresel ısınmanın etkilerini, hâlâ devam etmekte olan “Bangladeş’te İklim Krizi” adlı çalışmasında ortaya koyuyor.

Bangladeş; tropik kasırgaları, akarsu erozyonunu, taşkınları, toprak kaymalarını ve kuraklığı düzenli yaşayan bir yer olarak küresel iklim değişikliğine karşı oldukça savunmasız hâlde. Deniz seviyesinin yükselmesi ise ancak, en üst risk seviyesinde bulunan nüfusun mecburi olarak yer değiştirmesi anlamına gelebiliyor.

Rashid, sayıları kesin tahmin etmenin imkânsızlığını belirtmekle beraber, en iyi tahminlere göre deniz seviyesindeki yükselme, önümüzdeki 40 yılda Bangladeş’in yaklaşık 18 milyon vatandaşını yerinden edecek. Bu insanların çoğunun, ülke sınırlarının dışına değil, ülke içerisindeki başka bölgelere yerleşeceğini belirten Rashid, bunun ülke yönetimi için de çok zorlu bir görev olacağını söylüyor.

 

Yazının orjinali : Gaia dergi

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 1 3 

Selden etkilenmiş bir adam, bulduğu yükseltinin üzerinde bir tekneyi bekliyor.

 
Sanatçı, 2011 yılında taşkınlardan etkinlenmiş bölgeleri incelemek için ziyaret ettiği Sathkira’ya bir göz atmamız için bizlere ilham veriyor. Shatkhira, Bangladeş’in küresel ısınmayı en yakından tecrübe eden düşük rakımlı bölgelerinden biri. Köylüler, 2007 yılındaki Sidr kasırgasından sonra ardı ardına pek çok felaketle cebelleşiyor. Her yıl, muson yağmurları sırasında, dört-beş aylığına rehabilitasyon kamplarında ya da geçici yerleşkelerde hayatlarını sürdürmek durumunda kalıyorlar. Rashid, 2012 yılında geri döndüğünde durumun acil olduğunu ve değişim için derhal bir şeyler yapması gerektiğini anladı.

Proje, kısmen, Almanya merkezli bir toplumsal refah organizasyonu olan “Dünya ve Toplumsal Refah” adlı STK tarafından yürütülüyor. Rashid, LIGHTHOUSE (Deniz Deneri) adlı uzun vadeli küresel ısınmaya adaptasyon ve zararlarını hafifletme projesine fotoğraflarıyla katkıda bulunuyor.

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 2 2 

Bu Rizia, eşi Mazed 2012 yılında bir kaplan tarafından öldürüldü. Üç çocuğu var. Canlıların gittikçe azalan toprak için verdiği mücadelede, bu tarz saldırılar (elbette kaplanların öldürülmesi de) gelecekte artacak gibi görünüyor.

 


Doğal afetlerin yanı sıra, ülke içinde göç etmek zorunda kalan birçok insan, yerleştikleri yeni ortamlarda pek çok yeni sorunla yüzleşmek durumunda kalıyor. Bu proje için Rashid tarafından fotoğraflanan Rizia adlı kadının eşi, 17 Ekim 2012’de Satkhira’daki Sundarbans Ormanı’nın yakınında balık avlamaya çalışırken bir kaplan tarafından öldürülmüş.

Rashid ekliyor: “Her gün binlerce insan Bangladeş’in güneyindeki Sundarbans Ormanı’na bal ve çalı çırpı toplamaya ya da balık ve yengeç avlamaya gidiyor. Bu, onları kaplan saldırılarının kucağında bırakıyor. Neredeyse her köyde “Bagh Bidhoba” (kaplan dulu) şeklinde tarif edilen ve eşini bu saldırılardan birine kurban vermiş bir kadın var. Bazı insanlar Gabura’yı (Satkhira’daki köylerden biri) ‘Kaplan Dullarının Köyü’ olarak anıyor; zira bu köyde bu saldırılar çok olağan.”

Rashid, erkeklerin genelde birkaç ay içerisinde tekrar evlendiğini ama kadınların bunu yapmadığını da ekliyor. Kadınların çoğu henüz birer çocukken (genelde 9-14 yaşları arası) evlendirildiği için ev işleri dışında pek bir beceri edinemiyorlar; bu da onların yoksulluk içinde ve çocuklarının yardımıyla ancak hayatta kalabilmesine neden oluyor.

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 3 2 

Monowara Khatun. 50 yaşında. Eşini 2007 yılındaki Sidr kasırgasında kaybetmiş. Üç çocuğu var. Hayat o felaketten beri oldukça zorlaşmış.

 

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 4 2 
Selden etkilenen insanlar bambu ve tentelerden yapılmış bu kulübelerde konaklıyor.

 

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 5 2 

Muz ağacından yapılmış salıyla sel altında kalmış bir köyden geçen bir erkek.

 

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 6 2 
Keçisiyle gezen bir çocuk. Ayaklarındaki çamurlu su tuzlu bir bataklık ve kesinlikle içmeye uygun değil.

 

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 7 1 
Shyamnagar’da uzun bir iş gününden sonra evlerine dönen kadınlar.

 

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 8 2 
Tala’da sel suyunun kapanında kalmış bir aile.


/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 9 2 
Yerel bir STK’nın tersten-ozmos yöntemiyle su üretmesi için ektiği bitkilerden gelen içme suyu için toplanan insanlar. Sulak bir yer olmasına rağmen içme suyu bulmak oldukça zor.

 

/var/www/aylakkarga.com/public html/wp content/uploads/2016/05/aylakkarga 10 2
Rani Begum. 15 yaşında. 12 yaşında evlendirilmiş. Kendi bebeğinin yanında duruyor. Doğal afetlerle gelen yıkım, yetersiz hükümet desteğiyle de birleşerek, halkın fakirleşmesine ve genç kadınların çocuk yaşta evlenmesine yol açmış.