4 Ay Önce Göçen Birinin Gözünden Kanada’da Yaşam ve Çalışma Şartları

Kanada’ya ikinci göçümde 16. Hafta! Günler günlerin ardından… Gerçekten o kadar olmuş mu? Olmuş. Peki nasıl geçiyor? Kaldığımız yerden devam edelim, işte 16. haftamda Kanada’da yaşam ve çalışma şartları:

Kanada’da çalışma şartları

İşte 3 aylık deneme süresini geçtim. Tam zamanlı, tam teşekküllü bir çalışan olarak ofiste yerimi aldım. Bu ne anlama geliyor? Kanada’da ‘benefits’ diye bilinen, işvereninin çalışanları için sağladığı ek güzellikler ve destekler var. Oturaklı bir şirkette, tam zamanlı bir pozisyonla ilgili görüşmeler yaparken, çalışan olarak maaş dışında ilginizi en çok çeken konu ‘benefits’ yani sizin ek ‘kazançlarınız’dır.

Yaşasın! Artık benim de benefits’im var. Benim durumumda ne anlama geliyor? Anlatayım. Her ne kadar Kanada federal devletinin Ontario bölge yönetimi sağlık masraflarımı karşılasa da herşeyi karşılamıyor. Sanırım sadece Ontario’da değil tüm bölgelerde diş, göz, fizyoterapi, masaj gibi sağlık ihtiyaçları hükümet tarafından karşılanmıyor. İşverenler de size iyi çalışma şartları sunmak için bu hizmetleri kendi ödedikleri ek sağlık sigortalarıyla sağlıyorlar. Sanırım Türkiye’de de ‘özel sağlık sigortası’ çoğu kurumsal şirket tarafında çalışanlarına sağlanıyor. İş Sanat’taki bir yıllık hizmet süremde bana tahsis edilen özel sağlık sigortamdan yararlandığımı bile hatırlıyorum.

Bugün Ontario Sağlık Bakanlığından evime gelen bir mektup. Her yıl 1500 kadının ölümüne neden olan rahim ağzı kanseri ön tespiti için gerekli testleri olmam için bana hatırlatma yapıyorlar. Her ne kadar onlar benim olası tedavi masrafımdan tasarruf etmek için bunu yapıyor olsalar da kendimi daha güvende hissettim. Türkiye’de gittiğim doktorlardan iki ricam olmuştu: her yıl Pap smear ve diş kontrolüm için gitmem gereken zamanda beni arayıp çağırsınlar. Parasını verip tedavi olacağım. Bir kere aramadılar beni. Farklı yaklaşımlar işte.

2
Evime gelen rahim kanseri mektubu

İşSanat ve T.C. Dışişleri Bakanlığı dışında hiçbir kurumsal işyerinde tam zamanlı bir çalışan olmadığım için, bu benim için yeni ve heyecan verici bir gelişme. Özellikle her yıl belli bir bütçesi olan masaj terapisi benefit’inden hemen yararlanmak istiyorum 🙂

Tam zamanlı işe kabulümün bir diğer özelliği de kovulursam tazminat almam ve işsizlik maaşından yaralanabilmem. Allah geçinden versin tabii öyle bir sonucu. Şimdilik olduğum yerden memnunum.

3Çalıştığım ofisin girişi

Bizim şirketin, daha doğrusu patronumuzun özel ilgi alanı spor, sağlıklı yemek ve fitness olduğu için, bir kazancımız da indirimli spor salonu üyeliği. Aylık maaşımdan $40 kesilince çok büyük bir zincir olan spor salonuna indirimli üyeliğim olacak. Normal üyelikler $70’dan başlıyor sanırım. Üstelik yoga, pilates gibi dersler fiyata dahil. Bu özellikle de çok ilgiliyim.

Bunlar olumlu tarafları.

Kanada’da 17 yıl önceki maaşıma döndüm

Evet Kanada’ya dönüşümün üçüncü gününde bana yapılan bu iş teklifini kabul ederek Kanada’da 17 yıl önce kazandığım maaşı da kabul etmiş oldum. Türkiye’de yaşarken, uluslararası şirketlerde ya da uluslararası tanınırlıkta bir kariyer sahibi olmamış, 41 yaşındaki bir yetişkin olarak buna şükrediyorum.

Ama işin gerçeği şu ki; 12 yıl önce Kanada’da yaşarken maaşım, şu anki maaşımdan %50 daha fazlaydı. 17 yıl önce Kanada’da kazandığım maaşın hemen hemen aynısını kazanıyorum.
Yani anlatmak istediğim şu, Kanada’ya göçmeyi düşünenler ve benim gibi uluslararası tanınırlıkta kurumsal kariyer yapmamış arkadaşlar, buraya geldiğinizde siz de büyük ihtimalle Türkiye’de kazandığınız kadar maaş ya da ‘prestijli’ bir iş bulamayabilirsiniz. Ben resmen yeni üniversite mezunlarıyla aynı kulvarındayım şu anda. Ama inanın buna çok şükrediyorum. Hele şimdi benefitlerim de olunca keyfim keka olacak. Maaşım az da olsa, kiramı ve Kanada’da yaşam masraflarımı karşılıyor. Mütevazi bir hayat yaşıyorum ve Türkiye’deki lükslerimden mahrumum. Ama bunun da kötü bir tecrübe olmadığını düşünüyorum.

Ev temizliği, yemek ve tatiller

Ne demişler tebdili mekanda ve ekliyorum tebdili durumda ferahlık vardır. Türkiye’de yaşarken muaf olduğum bazı zorluklar bugün Kanada’da arşıma çıkınca farklı bakış açıları sağlıyor bana. Mesela evi başkasına temizletmek için para ayırmak mı yoksa bir o parayla bir konsere gitmek mi? Metroya binmek mi, yoksa yürüyerek tasarruf edeceğim toplu taşıma paralarıyla dışarıda yemek yemek mi? Zaten kıyafet, aksesuar ve objelere karşı bir açlığım yoktur. Azıyla her zaman yetinebilirim. Ama iyi bir yemek, iyi bir içecek, iyi bir etkinlik, kendimi şımartmak istediğim alanlar olmuştur hep.

Tabii benim için en büyük masraf kapısı, seyahatlerden hiç bahsetmedim henüz. Hala ne yapacağım çok belirsiz olduğundan, toplam 3 hafta olan tatil günlerimi ve 7 gün hasta izin günlerimi, en kıymetli mücevherim gibi sıkı sıkı saklıyorum. Benim gibi bir gezgin için o kadar az sayılı günler ki bunlar, harcadığımı bile düşünemiyorum. En az 6 hafta olmalı tatil günleri ama oraya ulaşana kadar daha çok fırın ekmek yemem gerekiyor sanırım. Tabii eğer bu düzende çalışmaya devam edersem.

Ben Kanada’dan ayrıldıktan sonra hükümet dünyanın en depresif ayı Şubat’a yeni bir tatil günü eklemiş. 20 Şubat’ı aile günü ilan ve tatil etmişler. Yani Şubat’ın 20’sine kadar kendini öldürmezsen ailenle bir tatili hak ettin. Ya da daha güzel bir yorumu, dur kendini öldürme, 20 Şubat’ta bir tatil günü var 🙂 Sık dişini, ailenle ya da ailesiz bi nefes alabilirsin!

İşte o tatil öncesi Pazartesi de bir günlük izin alırsam, acaba sıcak bir yerlere kaçabilir miyim diye düşünüyorum. Diyeceksiniz bu ne perhiz, ne lahana turşusu? Hem metroya binmeyip yemek yiyim diyorsun, hem de 4 günlüğüne, Şubat ortasında Jamaika’ya gideyim diyorsun? Ooops.. Jamaika mı dedi birisi? Neden bahsettiğinizi bilmiyorum. Hi hi…

Kanada’da ev masrafları

Evet ev, sevgili biricik, küçücük, içi dolu turşucuk, tek odalı evim. Seviyorum. Valla seviyorum. Gelenler de seviyor. Geçen hafta 4 arkadaşım geldiler. Yemek yapmadım ama atıştırmalık bir şeyleri kahve masasında ikram ettim. Herkes çok beğendi evimi. Annemin buradayken yaptığı dekoratif dokunuşlar çok alkış aldı. Sanatçı arkadaşlarım Ari Alpert ve Les Paterson’ın orijinal sanat eserleri çok beğenildi. Beni zaten bu küçücük odada beni mutlu kılan şeyler onlar. Düşünsenize otel odası gibi aynı yerde ye, iç, yat, kalk, çalış, yoga yap, misafir ağırla ama duvarlarında eşsiz ve orijinal sanat eserleri olsun. Seçimler. Hayatımızdaki her şey seçimlerimizle oluyor. Seçim yapma şansımız olduğu sürece samanlık bir iki detayla seyran olur 🙂

4

 

5Çalışma masam ve Les’in resimleri

Önceki yazıları okuyanlar bilir bu daireyi bulmakta da çok zorlandım. Tuttuktan sonra da içindeki böcek sorunsalını çözmekte çok zorlandım. Ama tüm sorunlar çözüldü. Eve girmeden çok uğraşmama değdi çünkü taşındığımdan beri tek bir böcek çıkmadı.

Çek yat koltuğum ve yatağım dışında tüm mobilyamı ikinci el aldım, yatak çerçevesini bile. Burada online harika kaynaklar var. Craigs List, Kijiji, Varage Sale. Hepsinden yaralandım. Hatta bir tane bartır/ değiş tokuş uygulaması varmış, onu yeni öğrendim, elimden bazı şeyleri o şekilde çıkartabilirim diye umuyorum.

7

Toronto merkezdeki küçük bir ev kirası ne kadar?

Benim tek göz evimin kirası 1075 CAD. Bunun içine internet ve kablo tv dışında tün masraflar dahil. Yani elektik, su ve ısınma için ayrıca para vermiyorum. Bir de Kanada’da tüm kiralık daireler fırın, ocak ve buzdolabı ile kiralanır. Yanı beyaz eşya da satın almak gerekmez. Her apartmanın bir de çamaşır odası vardır. Orada para ile çalıştıracağınız ortak çamaşır ve kurutma makinaları olur. Genelde giriş katında ya da bodrum katlarında olur. Böylece çamaşırınızı dairenizin içinde olmasa da aynı bina içinde yıkayabilirsiniz.

8
Çamaşırhanemiz

Diğer Masraflar

Kiram dışında aylık ödemem gereken masraflar, cep telefonu, ev interneti ve benim ek tercihlerim olarak Netflix ve Spotify.

Cep telefonunda çok seçenek denedim ama ucuz gibi görünenler ya çekmedi ya da ek masrafları çok oldu. Önce Fido, sonra Freedom şimdi ise Bell’de karar kıldım. Bell’in kurumsal üyeliğinden yaralanınca biraz daha imkanlı bir seçenek buldum. İtiraf etmem lazım ki kırmız ruj ve ilk geldiğimde suratıma yapışık olan masum gülümseme Bell üyeliğinde işime yaramış olabilir. Dükkandaki adam kıyak geçti. Size daha sonra, uygun bir vaktimizde Postmodern Evolutionary Feminism teorimi anlatırım 😉

10

Ev interneti konusunda da Ottawa’da yıllardır yaşayan mühendis arkadaşımın her zaman çok sağlam olan tavsiyelerinden yararlandım ve $50’a sınırsız internet aldım. Diğerleri de toplam $120 dolar etse aylık yaklaşık $1250 sabit giderlerim var.

Kanada’da yaşam

Bunun üzerine diğer masraflar yeme içme, yol ve temizlik olur. Onlar da kişiye göre çok değişir. Çok uygun fiyata alış veriş yapabileceğiniz dükkanlar var. Dollarama mesela. Evdeki bir çok ihtiyacımı oradan karşıladım. Evde henüz çok az yemek pişirdiğim için size süpermarket masraflarıyla ilgili sağlıklı bilgi veremem. Ama bilinçli insanlar ayda $400’a tüm süpermarket ihtiyaçlarını karşılayabiliyor diye düşünüyorum. Bunlar çıktıktan sonra cebinizde kalanı nasıl harcayıp, nasıl biriktireceğiniz size kalır tabii ki. Bir çok Kanada’lı maaşından bir şeyler ayırıp biriktirmeye özen gösteriyor mesela. İnşallah ben de o günleri göreceğim.

Bizim işyerinde ek iş yapan bir sürü insan var. Bir kız hafta sonları fotoğraf çekiyor mesela. Düğün, doğum günü, portre vb. Üstelik fotoğraf makinalarını kiralıyor her iş için. Pahalı bir makina yatırımı bile yok yani.

Ben de tekrar seramik ve takı üretimime başlayabilirsem harika olur. Etsy gibi başka online satış alanları da var. İşte sevimli kumaşlardan bebek önlükleri diken bir kız, yıl başında istifa etti. Ek işini asıl işine dönüştürmek için bir risk aldı.

Yani yapacak çok şey var burada.

Kanada Rüyası

Ey gelmeyi düşünenler! Gurur, statü, sınıf gibi hassasiyetleriniz varsa ve beraberinizde getirdiğiniz para ile onları karşılayamazsanız, ilk başta onları bir kenara koyup ‘yeni bir hayat, her şeye açığım’ diyerek buraya bir şans vermenizi hararetle tavsiye ederim.
Geçen gün işte bir kızla konuşuyordum, annesi Haitili varlıklı bir ailenin kızıymış. Eli sıcak sudan soğuk suya girmezmiş. Hizmetçiler, bakıcılar, malikaneler… Anladınız hikayeyi. Bir şekilde Kanada’ya göçmesi gerekmiş. İlk yaptığı iş temizlikçilik olmuş. Ve sonra kendi işini kurmuş.

11

Türkiye’den Kanada’ya İkinci Göç

Eğer yeni bir yaşama bildiğin ve alıştığın yerden değil de yeni olduğun noktadan bakıp, şans verirsen, yapman gerekeni elinden gelen en iyi şekilde yaparsan, Kanada’da yaşam sana fırsatlar vermeye devam eder. Toronto İş Dünyasında Kanada Tecrübesi yazımda ayrıntılıca anlatmıştım, göz atmak isteyebilirsiniz.

Duyduğum hikayelerden biri de geçici olarak resepsiyon görevlisi olarak işe giren bir kadın, daha sonra o şirketin ortağı olmuş. Bir yerden başlaman gerekiyor. Orada kendini ve becerilerini gösterme fırsatın oluyor. Kimse zaten seni alt bir pozisyonda tutmak istemiyor. Eğer şirket için daha fazlasını yapabilirsen, şirket seninle daha verimli olacaksa, sana yükselme şansını da fiyat artışını da veriyor. Ya da sen bir yerde pişip başka yerlerde daha iyi şartlarda geçiş yapabiliyorsun. İşten iyi bir şekilde ayrılırsan eski patronun da sana iyi referans verir. O da çok önemli. Hiç bir köprüyü yıkmazsan çok yol kat edebiliyorsun burada.

Etkinlik koordinatörü geri dönüyor

Şirkette 3. ayımı doldurup, tam zamanlı statüsüne geçişimle birlikte istediğim ama beklemediğim olumlu bir gelişme daha oldu. Beni az çok tanıyan üstlerim bizim ekibin kış etkinliğini organize etmemi teklif ettiler. Tabii ki zıplayarak kabul ettim.Çok mesudum! Asıl yapmayı sevdiğim tür iş sallandı, yuvarlandı ve bir hukuk firmasında bile ayağıma geldi. Şimdi o etkinliği çok iyi organize edip, herkese iyi vakit geçirtmek boynumun borcu. Eğer iyi bir iş çıkartabilirsem, daha ne fırsatlar, ne tür tanınırlıklar ve bağlantılar olur kim bilir 🙂

Live Love Thank

Yaşa Sev Şükret çünkü biri olmadan diğerleri olamıyor!

Önce cesaret et ve atıl, yap aklındakini, düşünce olarak bırakma! Sonra her adımın tadını çıkart, sevgiyle yap her işi, karşına çıkan fırsatları, insanları sev! Şükret sahip olduğun her şey, her fırsat için! Sen devam ettiğin sürece bu döngü kendi kendini besleyerek seni hep kollayacak, merak etme!

– Petek Berksoy –