1974 Affında Artvin’deki Bir Cezaevinde Yaşanan Duygu Yüklü Olay

Sözlük yazarı ” justinianus”, bizi 1974 yılına doğru götürüyor.

fGvAN0wuliOezD36-636233719654972059
1803 sayılı af kanunu 7 şubat 1974 tarihinden geçerli olmak üzere mayıs ayında çıkmıştı. çıkmıştı da bizim elimize geçmesi bir dert,uygulaması ayrı macera…

1974 mayıs ayında artvin’in şavsat ilçesinde geçici görevli savcı olarak bulunuyordum.o dönemlerde faks yok, manyetolu telefonlar var.ankara’yı bağlatıyoruz, birbuçuk günde bağlıyorlar.radyodan af kanununun resmi gazetede yayınlandığını duyduk. ama uygulayabilmemiz için yazılı metni görmemiz lazım. resmi gazete 2-3 günde ancak geliyor. biz cezaevinde gerekli hazırlığımızı yaptık.. zaten ilçe cezaevi, 12 mahkum var. hepsi 7 gün ile 3 ay arasında ceza alan hükümlüler. tamamı aftan yararlanıyor.yazılı metni bekliyoruz. saat 18 oldu…. derken polis otosu hızla adliye önüne geldi.bir polis memuru artvin’den pelür kağıda yazılı af kanun kopyasını getirdi.şaşırdık aynı gün artvin’e ordan da şavşat’a nasıl gelir? meğer valilikte telsiz varmış, içişleri bakanlığı telsizle yazdırmış metni çoğaltmışlar ve her ilçeye kurye ile göndermişler.

hemen cezaevine gittik. pek yatağını filan toplayan yok… oysa affı bekliyorlar.bir-iki yakın köylerden mahkum toplamış eşyasını diğerleri olduğu gibi duruyor. işlemlerini yaptık, çıkın dedik. 2 kişi hemen çıktı diğerleri duruyor. soruyorum:

”sevinmediniz mi?” ”sevindik” diyorlar. ”e..hadi çıkın” dediğimde içlerinden biri ”beyim, köyümüz uzak, akşam vakti çıkarsak bu yükle sabaha ancak varırız köye…” ben saf saf ”otelde handa kalırsınız” dediğimde:

”otel nerde,han nerde ,otele ,hana verecek para nerde” dedi. gerçekten çok fakir görünüyorlardı. hepsi 6831 sayılı orman kanununa muhalefet suçundan mahkumdular.

yani; ya orman sayılan yeri işgal (ekip-biçmek) ya da orman malını toplamak, satmak gibi suçlardan…türkçesi yoksulluktan yatıyorlardı. hak verdim içimden.

devam etti mahkum ”izin ver bu gece burda yatalım, yarın çıkıp gideriz.”

gönüllü hapis yatıyordu insanlar… baktım çaresi yok. hürriyeti tahdit suçu işlemiş olmayayım diye ellerinden (rızamızla kalıyoruz) diye imzalı belge aldım. o gece cezaevinde yattılar… dudaklarımdan şunlar döküldü “ya hamiyetsiz olaydım ya param olsa idi.”